
Kira Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davası
Kira Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davası
İtirazın iptali davası, borçlu olan kiracının, alacaklı olan kiraya veren tarafından kira alacağını tahsil etmek amacıyla ilamsız bir takip başlatması üzerine bu borca itiraz edilmesiyle birlikte bu itirazı düşürmek amacıyla başvurulan bir dava türüdür. Ödeme emrine yapılan itirazın düşürülmesi amaçlanmaktadır. Kiraya veren kira alacağının olması sebebiyle kiracı aleyhinde ilamsız bir icra takibi başlatabilir. Kiracı yani borçlunun bu takibe itiraz etmesi halinde alacaklı yani kiraya veren itirazın iptali istemiyle bir dava açabilir. Taraflar arasında bir kira sözleşmesi mevcuttur ve bu sözleşmede kira miktarı yazılı olduğundan kira alacağı belirlenebilir bir alacaktır. Bu sebeple ilamsız icra takip yoluna başvurulabilir. Borçlu olan kiracı ise çeşitli sebeplerle bu takibe itirazda bulunabilir. Kiraya verenin takibe devam edebilmesi için bu itirazı kaldırması gerekir.
İtirazın iptali davasını açmak için belirli koşulların mevcut olması gerekir. Burada en önemli şart kiracı aleyhine başlatılan bir icra takibinin olmasıdır. Dava açıldığı tarihte geçerli bir icra takibi yoksa mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davayı reddeder ve bu şart davanın her aşamasında re’sen gözetilir. İlamsız icra takibi borçlu olan kiracıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmelidir. Bu tebliğ usulüne uygun olmadığı takdirde yine dava şartı yokluğu sebebiyle dava reddedilecektir. Usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilen ilamsız icra takibine borçlu olan kiracı tarafından ödeme emrine 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz yapılması gerekir. Süresi içerisinde yapılmayan itiraz geçerli olmayacaktır ve geçerli olmayan bir itirazın iptali mümkün değildir. Borçlunun geçerli olarak yaptığı itirazın, alacaklıya tebliğinden itibaren itirazın iptali davası 1 yıl içerisinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü bir süredir ve yine hakim tarafından re’sen gözetilir. Hak düşürücü süre; hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Borçlunun yapmış olduğu itiraz alacaklıya tebliğ edilmediği sürece bu süre işlemeye başlamaz. 1 yıldan sonra açılan davaların ise reddi gerekir.
İtirazın iptali davasının koşullarını şu şekilde sıralamamız mümkündür;
-
Yetkili icra dairesinde geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalı,
-
Ödeme emri usulüne uygun bir şekilde borçluya tebliğ edilmeli,
-
Ödeme emrine borçlu tarafından geçerli bir itirazda bulunulmalı,
-
Alacaklı tarafından itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açılmalıdır.
Bu dava türünde davacı yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere kiraya verendir. Davalı ise kiracıdır. Kiracı ölmüş ise dava mirası reddetmeyen mirasçılara karşı açılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 4. Maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar görevli olan Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür. Yetkili mahkeme ise ilamsız icra takibinin başlatıldığı yer mahkemesidir. Sulh hukuk mahkemelerinde görülen davalara basit yargılama usulü ile bakıldığı için itirazın iptali davası da basit yargılama usulüyle görülür.
İtirazın iptali davası kabul edilirse durmuş olan icra takibine devam edilir ve bu takip kesinlik kazanır. Alacaklı, kabul kararının çıkmasından sonra hazırlanan ilamı icra dosyasına sunarak takibin devamına karar verilmesini talep edebilir. Takibin devamı için verilen kararın kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur. Ancak itirazın iptali kararını bir üst mahkemeye götürmek isteyen borçlu icranın durdurulmasına karar verilmesini talep edebilir.
İtirazın iptali davasında itiraz haklı bulunabilir. Bu durumda alacaklının bir alacağı yoktur. Mahkeme tarafından açılan dava reddedilir. Bu ret kararının kesinleşmesi ile birlikte alacaklının başlatmış olduğu ilamsız icra takibi iptal edilmiş sayılır.
İcra İnkâr Tazminatı
İcra İflas Kanununun 67. Maddesine göre “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir”. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için de bazı şartların oluşması gerekmektedir. Ortada bir ilamsız icra takibi bulunmalı ve bu takibe 7 gün içinde itiraz edilmiş olması gerekmektedir. Bu itiraz üzerine bir itirazın iptali davası açılmalıdır ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş olması şarttır. Bütün sürecin sonunda ise itirazın haksızlığına karar verilmiş olması gerekir.
Burada kira alacağı belirlenebilir bir tutardır. Bu sebeple borçlunun ödeme emrine itirazının haksız olup olmaması alacağın belirlenebilir olup olmasına göre değişkenlik gösterir. Alacak belirlenebilir bir miktar değilse itiraz haklı bulunabilir. Fakat kira alacağı belirlenebilir bir miktar olması sebebiyle itirazın miktar açısından haklı bulunması söz konusu değildir. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için kötüniyet şart değildir. İyiniyetli yapılan bir itiraz olsa dahi itirazın haksız bulunmasıyla birlikte icra inkar tazminatına hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı %20 tutarından aşağıda olamaz. Davacı dava dilekçesinde daha az bir tutarda oran talep etmişse taleple bağlılık ilkesi gereğince bu yönde bir tazminata hükmedilir.